Kısırlık Nedir ?

Kısırlık nedir 300x179 Kısırlık Nedir ?Hayat çok kısa bir döngüden oluşur. Her insanın bu döngü içerisinde yaşam süresi ortalama 70 yıldır. Bu 70 yılın kısa bir süresi geçtikten sonra olgunlaşan ve ergin bir birey olan insan, çoğalma isteği duyar. Anne ve babalık duyguları kabarır. Çocuk sahibi olmanın yaşı gelmiştir. Çift evlenmiş mutlu evliliğine devam ederken, tek eksiklerinin evlerindeki mutluluk, neşe kaynağı bir bebek olduğunu düşünürler. Aslında gerçekten de öyledir. Bebek bereketiyle, masumiyetiyle gelir aileye ve eksikliği de o daha dünyaya gelmeden hissedilir. Bu durumda anne ve baba adayı bebeklerine kavuşmak için birleşirler. Ancak bir türlü istenen sonuç alınamaz. Ortada bir sağlık problemi olduğu anlaşılır ve bir uzman kontrolünden geçilir. Söz konusu durum kısırlıktır. Kısırlığın oluşmasında da pek çok farklı etken bulunur.

Kısırlığın oluşmasındaki etkenler içsel etkenler ve dışsal etkenler olarak ikiye ayrılabilir. İçsel etmenlerde genelde hormonlarla ilgili sorunlar söz konusudur. Dışsal etmenler de ise daha çok dışarıdan alınan birtakım olumsuz unsurlar kısırlığa neden olmaktadır. Kısırlık oluşumundaki içsel etmenlerden biraz bahsedecek olursak; kadınlardaki yumurtlamanın düzensiz olması bunların başında gelen sorundur. Kadınlarda adet döneminde yumurtalar yeterince büyümez ve çatlayamaz. Dolayısıyla yumurtlamalarda, adetlerde düzensizlikler görülür. Bir başka sebepse troid hormonunda sorunlar olmasıdır. Bu guatr olabilir ya da hipotroidi yani troid hormonunun fazla salgılanması söz konusudur. Tüplerin kapalı olması da kısırlık sebeplerinden birisidir. Rahimde bulunan patolojiler ya da yaşın fazla ilerlemesi, genital organlarda oluşan enfeksiyonlar da kısırlık nedenleri arasında yer alır. Dışsal etkenlerde ise sigara, alkol, obezite, ilişkiye girme korkusu yani vajinismus, erken menapoz dönemi, kemoterapi tedavileri vesaire kısırlığa neden olabilmektedir.

Hayat çok kısa bir döngüden oluşur. Her insanın bu döngü içerisinde yaşam süresi ortalama 70 yıldır. Bu 70 yılın kısa bir süresi geçtikten sonra olgunlaşan ve ergin bir birey olan insan, çoğalma isteği duyar. Anne ve babalık duyguları kabarır. Çocuk sahibi olmanın yaşı gelmiştir. Çift evlenmiş mutlu evliliğine devam ederken, tek eksiklerinin evlerindeki mutluluk, neşe kaynağı bir bebek olduğunu düşünürler. Aslında gerçekten de öyledir. Bebek bereketiyle, masumiyetiyle gelir aileye ve eksikliği de o daha dünyaya gelmeden hissedilir. Bu durumda anne ve baba adayı bebeklerine kavuşmak için birleşirler. Ancak bir türlü istenen sonuç alınamaz. Ortada bir sağlık problemi olduğu anlaşılır ve bir uzman kontrolünden geçilir. Söz konusu durum kısırlıktır. Kısırlığın oluşmasında da pek çok farklı etken bulunur.

Kısırlığın oluşmasındaki etkenler içsel etkenler ve dışsal etkenler olarak ikiye ayrılabilir. İçsel etmenlerde genelde hormonlarla ilgili sorunlar söz konusudur. Dışsal etmenlerde ise daha çok dışarıdan alınan birtakım olumsuz unsurlar kısırlığa neden olmaktadır. Kısırlık oluşumundaki içsel etmenlerden biraz bahsedecek olursak; kadınlardaki yumurtlamanın düzensiz olması bunların başında gelen sorundur. Kadınlarda adet döneminde yumurtalar yeterince büyümez ve çatlayamaz. Dolayısıyla yumurtlamalarda, adetlerde düzensizlikler görülür. Bir başka sebepse troid hormonunda sorunlar olmasıdır. Bu guatr olabilir ya da hipotroidi yani troid hormonunun fazla salgılanması söz konusudur. Tüplerin kapalı olması da kısırlık sebeplerinden birisidir. Rahimde bulunan patolojiler ya da yaşın fazla ilerlemesi, genital organlarda oluşan enfeksiyonlar da kısırlık nedenleri arasında yer alır. Dışsal etkenlerde ise sigara, alkol, obezite, ilişkiye girme korkusu yani vajinismus, erken menapoz dönemi, kemoterapi tedavileri vs. kısırlığa neden olabilmektedir.

İnfertilite Tedavisi Nedir ?

infertilite nedenleri 300x180 İnfertilite Tedavisi Nedir ?Hayat çok hızlı akıp gitmektedir. Bu sebeple insanlar evlendikten kısa bir süre sonra bir çocuk sahibi olmak ister, bunun için çalışmalara başlarlar. Kimi zaman bu çalışmalar bazı sebeplerden dolayı yetersiz kalır. Sorun erkekte ya da bayanda olabilir. Tespitini ancak uzmanlar yapabilir. Söz konusu sorunlardan birisi de infertilite olabilir. İnfertilite halk dilinde de bildiğimiz kısırlık anlamına gelir. Kısırlık oluşmasında pek çok sebep söz konusu olabilir. Bu sorunların başında yumurtlama düzensizlikleri gelir ve en sık görülen sorundur. Tüplerin kapalı olması, süt hormonu yüksekliği, tiroid hormon bozuklukları, anti sperm antikorlar, rahim ve yumurtalıklarla ilgili geçirilen operasyonlar, yaşın ilerlemesine bağlı kısırlık, genital organlarda geçirilmiş birtakım enfeksiyon hastalıkları, rahim ağzında oluşabilecek sorunlar ve daha birçok sebebi olabilir. İnfertilite tedavisi, bu tür sorunları yaşamış olan kişilerde uygulanabilir.

İnfertilite tedavisinde genellikle öncelikli olarak sorunun nelerden kaynaklandığı bulunur. Birkaç farklı tedavi yöntemi bulunmaktadır. İnfertilite bazen sebepsiz yere de oluşabilmektedir. Bu duruma açıklanamayan infertilite denilmektedir. İnfertilite tedavisinde en sık uygulanan yöntemlerden birisi yumurtlama tedavisi ve yumurta takibidir. Anne adayının düzenli yumurtlayabilmesi için çeşitli ilaç tedavileri uygulanır. Bunlardan birisi ağızdan alınan haplardır. Eğer bu yetersiz kalıyorsa iğne tedavisi de uygulanabilmekte ve yumurtaların büyüyerek çatlamasına yardımcı olunmaktadır. Bu dönemlerde de ilişkiye girilmesi önerilmektedir. Bir diğer infertilite tedavisi ise yumurtlama ve aşılama tedavisidir. Yumurtlama ve aşılama tedavisinde ağızdan ilaç verilir. Yetmezse yine iğneleme yöntemi kullanılır. Yumurtaların 18 ile 20 cm boyutuna ulaşması amaçlanır. Bu dönemlerde 2-3 gün arayla sürekli ilişkiye girilmelidir. Çeşitli yumurtlama aşıları da bu dönemde destekleyici nitelikte uygulanır. Bir başka tedavi yöntemi de ameliyattır. Rahim içine müdahale edilir ve zararlı herhangi bir kist vs. varsa, bu hemen alınır.

İnfertilite tedavisinde bazı insanlar da bitkisel ilaçları evde kendileri kullanırlar. Ancak bu çözüm vermemekte hatta hamileliğin oluşmasına engel bile olabilmektedir.

Kısırlık Belirtileri Nelerdir?

kısırlık belirtileri 300x193 Kısırlık Belirtileri Nelerdir?Çocuklar, her evin neşesidirler. Daha onlar dünyaya gelmeden onlar için planlar yapılır, hayaller kurulur, kimi çiftler odalarını bile hazırlar. Çocuk, her çiftin en büyük hayalidir. Çünkü o, birbirini seven iki insanın biyolojik olarak ortaya koyacağı tek ortak parçasıdır. Bu sebeple her çift evlendikten bir süre sonra evlerine neşe isterler. Bir süre düzenli ilişkiye girilmesi, hamileliğin oluşması için gereklidir. Evli çiftler birkaç denemede çocuğun olmasını isteyebilir. Ancak bu yanlış bir beklentidir. 12 ay düzenli ilişki, çocuk olması için gereklidir. Herkeste bu durum geçerli değildir ancak 12 ay süreyle çocuk olmaması, kısırlık olduğunu ya da herhangi bir sorun olduğunu göstermez. İnsanlar, belli bir süre çocukları olmayınca paniğe kapılırlar. Oysaki böyle bir panik durumuna hiç gerek yoktur. Ortada kısırlık dahi olsa, bunun çözümü bulunmuş durumdadır. Kısacası kısırlık belirtileri kısa süre içerisinde belli olmadığından hamile kalma durumu kısırlığa bağlanmamalıdır.

Kısırlık, bazı sebeplerden dolayı oluşur. Bu durum önceden yaşanmış rahim ameliyatları olabilir ya da daha öncesinde kullanılan bazı ilaçlar olabilir. Kısırlık için pek çok farklı neden bulunur. Kısırlık belirtileri ise genelde adet düzensizliği, yumurtaların çatlamaması, fazla kıllanma, süt bezlerinden gelen akıntı ya da vajinal ağrılar ve kasık ağrıları olabilir. Ancak bunlar da kısırlık olduğunu tam olarak kanıtlamaz. Kısır olunduğunun anlaşılması için, doktora başvurulması mutlaka şarttır. İnsanlar, çeşitli sebeplerden dolayı hamile kalamayabilirler. Bu durum kısır olduğunun garantisini vermez. Bu sebeple de insanların kendi kendilerine teşhis koyarak, kendilerince uyguladıkları tedavi yöntemleri kesinlikle yanlış davranışlardır. Kısırlık söz konusu edilmeden önce, birtakım tetkikler yapılması ve gerekirse uzman kontrolünde tedavi olunması gerekir.

Kısırlık belirtileri olduğunu düşünen insanlar, en yakın zamanda bir kadın doğum uzmanından randevu almalı ve uzmana görünmelidirler. Erken teşhis ve erken tedavi her zaman daha etkili sonuç verir.

1 2 3 16